Yaşlanma; aynaya bakıldığında yaşımızı belirten en önemli gösterge beyaz saçlardır. Vücuttaki her hücrenin belirli bir sayıda bölünme hakkı vardır. Zaman içinde yıllar geçtikçe hücrelerin yenilenme hızı düşmektedir. Saçlarımızda da bu süreç vardır.
Saç Beyazlaması
Saç tellerine renklerini veren melanosit denen hücrelerdir. Melanosit hücreleri iki ana rengi karıştırarak çeşitli tonlarda renkler ortaya koymaktadırlar. İlk renk pigmenti melanin kuzgunidir. Siyahtan başlayarak açık kumrala kadar olan renkleri üretir. Diğer renk pigmenti ise feomelanindir. Bu ise sarı renkten kızıl tonlara kadar olan renkleri üretir.
Saçlar Nasıl Beyazlar
Birçok insan doğduğunda sarı saçlı olarak dünyaya gelir ve melanosit hücrelerinin zaman içinde koyulaşması ile renk değişimine uğrar. Bu koyulaşma orta yaşlara kadar devam edebilir. Yani genç yaşlarda sarışın olan bir insan orta yaşlarda kumral Ya da açık kahve rengi saçlara sahip olabilir. Melanositlerin yoğunluğu yirmili yaşlara kadar devam eder ve bu süreçten sonra yavaş yavaş azalmaya başlar. İşte bu evreden sonra saç tellerindeki beyazlar orataya çıkmaya başlamaktadır. Aslında otuzlu yaşlarda gördüğümüz beyaz saçların temelleri daha yirmili yaşlarda atılmaya başlamıştır. Erken yaşlarda saçların beyazlamasının en önemli nedeni genetik yatkınlıktır. Diğer nedenler arasında yetersiz beslenme, stres, saçı çok sıcak suyla yıkama, sürekli fön kullanımı, saçları sık sık boyatmak, fazla kimyasala maruz kalma, ilaç kullanımı sayılabilir. Beslenme yetersizliğinde B vitaminleri, demir, bakır, iyotun eksik alınmasından kaynaklanmaktadır.
Saç beyazlamasını engellemek için kozmetik dünyasında kullanılan bir sürü ürün bulunmaktadır. Fakat bunlar gerçek anlamda saç beyazlamasını engelleyememektedirler. Genetik yatkınlık sonucu beyazlamış olan saçların tekrar eski rengini kazanması şimdilik imkansız olsada; diğer nedenler sonucu beyazlamış saçların tekrar eski rengine dönüşünün sağlanabilinmesi vitamin tedavileri, saç mezoterapisi, PRP, ozon tedavisi gibi uygulamalarla nispeten mümkün olmaktadır.

